İŞVERENİN ÇALIŞANLARINA EMNİYET KEMERİ VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ

GİRİŞ

            Emniyet kemeri iş güvenliği denilince akla ilk gelen kavramdan birisidir. Özellikle inşaatlarda hem denetimlerde hem de iş kazalarında en çok bakılan ekipman olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kadar göz önünde ve bilinen bir kavram olmasına rağmen hala Çalışma Bakanlığı denetimlerinde işyerlerinde emniyet kemeri kullanımı ile ilgili çok ciddi yanlışlar görülmektedir. En sık rastlanan yanlışlar emniyet kemerinin yanlış yerde kullanılması, yanlış emniyet kemeri türünün seçilmesi, uygun olmayan şekilde kullanılması vb. olarak sıralanabilir. Çalışanlarına gerektiği hallerde emniyet kemeri vermeyen işverenlere çalışan başına idari para cezası uygulanmaktadır. Bunun yanında emniyet kemeri kullanılmamasından dolayı meydana gelen iş kazalarında işverenin taksirle adam yaralanmaktan veya öldürmekten cezai sorumluluğu doğmaktadır. Emniyet kemerinin nerelerde kullanılması gerektiği, kullanım şekli ve hangi emniyet kemerlerinin tercih edilmesi gerektiğinin işveren ve ilgili kişilerce bilinmesi hem yüksek para cezaları hem de iş kazalarının önlenmesi yönünden son derece önemlidir. 

  1. Emniyet Kemeri 

Emniyet kemeri bir kişisel koruyucu donanımdır. Kişisel koruyucu donanım ise en geniş tanımı ile iş kazası ya da meslek hastalığının önlenmesi, çalışanların sağlık ve güvenlik risklerinden korunması, sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesi amacıyla kullanılan ekipmanlardır. Emniyet kemeri en gene tanımı ile çalışanın yüksekten düşmesini engelleyici, tutucu veya sınırlayıcı bir donanımdır. Belirli işler yapılırken kullanılan ve giyilen, çok değişik şekillerde yapılan çeşitli (tiplerde) emniyet kemerleri vardır. Bel kemerleri çalışanın hareketini kısıtlarkeni, tam vücut veya paraşüt tipi emniyet kemeri çalışanın düşmesi halinde onu tutmak için kullanılır.  Emniyet kemerleri ile birlikte emniyet ipi, çalışılan yere ve riske göre bağlantı kancası, düşme durdurucu, şok önleyici ve hayat ipi de kullanılabilir.

  • Emniyet Kemeri Verme Yükümlülüğünün Mevzuattaki Yeri

Önlem alma yükümlülüğü işverenin başlıca sorumluluklarından biri olup çalışanın kişilik hakları arasında bulunan yaşam, sağlık ve beden bütünlüğünü işyeri tehlikelerine karşı korumak için gerekli her türlü iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak olarak tarif edilebilir. Çalışan, işveren ile yapmış olduğu sözleşme gereği işin görülmesi süreci içinde işverenin emir ve otoritesi altındadır. İş sözleşmesinin, edimin ifasında çalışanın üzerinde işverenin ege­menliğini kurduğu itiraz edilemeyecek bir gerçektir. İş ediminin borçlusu olarak çalışan, edim programını kendisi organize etmez, faaliyeti işveren tarafından planlanır. İşveren çalışma boyunca iş sürecini ve sonuçları denetler. Çalışan, işverenin emir ve talimatları doğrultusunda kendisine verilen işten kaynaklanan riskler nedeni ile beden ve ruh sağlığı bakımından tehlike altına girer. İşçinin, işverenin emir ve talimatları çerçevesinde, işveren tarafından kurulmuş organizasyonun bir parçası olarak risklere maruz kalması durumu işverenin söz konusu risklere karşı gerekli önlemlerini alması gerektirir. İşveren önlem alma borcu kapsamında çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu kapsamda çalışanlara gerekmesi halinde kişisel koruyucu donanım olarak emniyet kemeri vermelidir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre “İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması” gerekmektedir. 6331 sayılı Kanuna istinaden çıkarılan çeşitli yönetmeliklerde işveren çalışanlarına kişisel koruyucu donanım vermesi gerektiği belirtilmektedir. 

  • Emniyet Kemerinin Kullanılması Gereken Yerler

Emniyet kemeri esas itibariyle bir çok sektörde kullanılmaktadır. Burada önemli olan sektörden ziyade mevcut risklerin dikkate alınmasıdır. Yüksekten düşme riski olan bütün çalışmalarda emniyet kemeri kullanılmalıdır. 

Örnek olarak emniyet kemeri aşağıdaki çalışmalarda kullanılabilir;

  • Yapı işlerinde kalıp çalışması veya çelik konstrüksiyon montajında
  • Yük asansörü veya vinç ile yükseklik farkı olan yerlerden yükü alırken
  • Kule, direk, eğik zemin, üzerinde çalışma veya tırmanma gerektiren işlerde,
  • Asansör veya iskele kurulumu gibi çalışanın kendisini bir yere sabitlemesi gereken işler. 
  • Kapalı alanlarda çalışma sırasında acil durumda çalışanın dışarı çekilebilmesi için.

Yukarıda örneklerde görüldüğü gibi emniyet kemeri yoğun bir şekilde yüksekten düşmeye karşı önleyici veya sınırlayıcı olarak kullanılmaktadır. Yürürlükten kaldırılan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 521’inci maddesine göre 4 metreden sonra Yapı işleri tüzüğünün 13. Maddesine göre 3 metreden sonrası yüksekte çalışma sayılıp, söz konusu yükseklikler sonrası için emniyet kemeri kullanımı gerekmekteydi. Daha sonra 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 30’uncu maddesine istinaden çıkarılan Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğine göre seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin oluşabileceği her türlü alanda yapılan çalışma; yüksekte çalışma olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Bu tanıma göre seviye farkı 1 metre olsa dahi eğer düşme sonucu yaralanma ihtimali varsa çalışanlara emniyet kemeri verilmelidir. Hangi işlerde düşerek yaralanma ihtimali olduğu yapılacak risk değerlendirmesi ile belirlenmelidir. Bütün yüksekten düşme riski olan yerlerde emniyet kemeri kullanılmaz. 6331 sayılı Kanunun “Risklerden Korunma İlkeleri Başlıklı” 5’inci maddesine göre işveren toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermekle yükümlüdür. Emniyet kemeri kişisel bir koruyucu önlem olduğundan dolayı işveren öncelikle toplu koruma önlemlerini almalıdır.  Aynı şekilde muhtelif yönetmeliklerde de önceliğin toplu koruma önlemlerine verilmesi gerektiği, emniyet kemeri gibi kişisel koruyucuların ikincil önlem veya bütünleyici olduğu vurgulanmıştır.   Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 5’inci maddesine göre kişisel koruyucu donanım, risklerin, toplu korunmayı sağlayacak teknik önlemlerle veya iş organizasyonu ve çalışma yöntemleriyle önlenemediği, tam olarak sınırlandırılamadığı durumlarda kullanılır. Kişisel koruyucu donanım, iş kazası ya da meslek hastalığının önlenmesi, çalışanların sağlık ve güvenlik risklerinden korunması, sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesi amacıyla kullanacağı belirtilmiştir. Hükmün devamında işverenin toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği Ek-IV A 2.4.d’ye göre toplu koruma tedbirlerinin düşme riskini tamamen ortadan kaldıramadığı,  uygulanmasının mümkün olmadığı, daha büyük tehlike doğurabileceği, geçici olarak kaldırılmasının gerektiği hallerde, yapılan işlerin özelliğine uygun bağlantı noktaları veya yaşam hatları oluşturularak tam vücut kemer sistemleri veya benzeri güvenlik sistemlerinin kullanılması sağlanmalıdır. Çalışanlara bu sistemlerle beraber yapılan işe ve standartlara uygun bağlantı halatları, kancalar, karabinalar, makaralar, halkalar, sapanlar ve benzeri bağlantı tertibatları; gerekli hallerde iniş ve çıkış ekipmanları, enerji sönümleyici aparatlar, yatay ve dikey yaşam hatlarına bağlantıyı sağlayan halat tutucular ve benzeri donanımlar verilerek kullanımı sağlanır. Örnek olarak cephe iskelesinin binaya uzak kurulduğu noktalar varsa buralarda öncelikle platform konulmalı, bunun mümkün olmadığı hallerde çalışanlara yaşam hattına bağlı emniyet kemeri verilmelidir. Vinç yardımı ile zeminde bulunan yüklerin üst katlara çıkarılması ve çalışanların yükü alması işleminde toplu koruma önlemi olarak korkuluk veya güvenlik ağı çekilmesi mümkün değildir, bu sebepten çalışanlara emniyet kemeri verilmesi gerekmektedir.  

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği Ek-IV B Bölüm II madde 43’e göre iskele sistemlerinde çalışan sayısı kadar dikey yaşam hattı oluşturulur. Çalışanlara bağlantı aparatları ve halat tutucularıyla beraber tam vücut kemer sistemleri verilerek kullanımı sağlanmalıdır. Dikey yaşam hatlarının üst uçları uygun bir yere sağlam ve güvenli bir şekilde sabitlenmelidir. Aynı şekilde İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Ek-II Madde 4.4’e göre halat kullanılarak yapılan çalışmalarda çalışanlara, çalışma halatına bağlı paraşütçü tipi emniyet kemeri verilmeli ve kullandırılmalıdır. Emniyet kemerinin ayrıca güvenlik halatı ile bağlantısı sağlanmalıdır. 

  • İşverenin Çalışanların Emniyet Kemeri Kullanmasını Sağlama Yükümlülüğü

İşverenin yükümlülüğü çalışanlarına gerektiği zaman sadece emniyet kemeri vermek değildir. İşveren çalışanların emniyet kemerini kullanması için gerekli çalışmaları yapmalıdır. Ülkemizde genellikle çalışanların bir bölümünün alınan önlemlere uymaktan kaçınması sosyolojik bir gerçektir. Bunun başlıca nedeni eğitim ve denetim eksikliğidir. Bu nedenle tüm önlemlerin alındığı, yeterli eğitim verilerek işçilerde bu konuda bir bilincin oluştuğu işyerlerinde dahi denetim yapılmalıdır. İşveren riskleri sürekli gözden geçirmek ve önlemleri devamlı yenilemek zorundadır. Bu da işyerlerinde iş güvenliği alanında sürekli bir yenilenme yaşanmasıyla mümkündür. 6331 sayılı Kanun işverene işçilerin alınan önlemlere, verilen emir ve talimatlara uyulup uyulmadığını sürekli olarak denetleme görevi vermektedir.  Yukarda da dile getirdiğimiz mevzuat hükümleri dikkatli incelenirse işverene yüklenen sorumluluk salt manada çalışanlara emniyet kemeri vermek değildir, emniyet kemerinin kullanılmasını sağlamaktır. Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 8’inci maddesinde işverenin çalışanların bu kişisel koruyucu donanımları uygun şekilde kullanmaları için her türlü önlemi alması gerektiği belirtilmiştir. İşverenin önlem alması gerektiğinin yanı sıra alınan önlemleri kontrol etmesi gerektiği Yargı kararlarında da yer almaktadır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.04.1984 tarih ve 2029/2140 sayılı kararında Her halde, çalışan kimsenin iş güvenliği, işçinin kendi dikkatinebırakılamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 31.10.1978 tarih ve 1978/7689 sayılı başka bir kararında  “İşyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini korumak için gerekli olanı yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün sadece önlem almakla yetinilebileceği anlamını taşımadığı, alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetleme ve giderek önlemlere uyulmasını temin anlamında bulunduğu da kuşkusuzdur. Başka bir deyişle, işveren işyerinde, geniş anlamda, doğmuş veya doğabilecek tüm tehlikeleri önlemek zorundadır. Bu zorunluluk sonucu olarak işyerinde, işveren bakımından tam anlamı ile geniş bir kontrol mekanizması kurulması gerektiği dile getirilmiştir. Genel itibariyle işverenin kontrol ve denetim yükümlülüğü içerisinde çalışanların emniyet kemeri kullandırılması da sayılmaktadır. 

SONUÇ VE KANAAT 

Çalışanlara standartlara uygun ve CE işaretli emniyet kemeri vermeyen işverenlere çalışan başına idari para cezası uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra gerekmesine rağmen emniyet kemeri verilmemesi nedeniyle meydana gelen iş kazalarında işverenin taksirle yaralama veya ölüme sebep olma suçlarından cezai sorumluluğu doğabilmektedir. Görüldüğü gibi hem yüksek para cezalarının uygulanması hem de cezai sorumluluğun doğması noktasında emniyet kemeri son derece dikkat ve özenle yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür. 

Please Login to Comment.

Sohbeti Aç
Sorunuz mu var ?
Merhaba👋
Nasıl yardımcı olabiliriz ?